Marmaris'ten başlayıp Ege'nin büyüleyici sularında Symi ve Rodos adalarına uzanan, ardından yeniden Türkiye kıyılarına dönen bu özel yat kiralama rotası; iki farklı kültürü, iki farklı yaşam tarzını ve sayısız doğal güzelliği tek bir yolculukta deneyimleme fırsatı sunmaktadır.
Türkiye'nin eşsiz koylarından Yunanistan'ın tarihi adalarına uzanan bu rota boyunca; kristal berraklığındaki sularda yüzebilir, orta çağdan günümüze ulaşan liman kentlerini keşfedebilir, geleneksel tavernalarda yerel lezzetleri tadabilir ve Ege'nin benzersiz atmosferinin keyfini çıkarabilirsiniz.
Rodos'un görkemli surları, Symi'nin pastel renkli neo-klasik evleri, Marmaris'in canlı marinası ve Hisarönü Körfezi'nin bakir koyları bu yolculuğun unutulmaz durakları arasında yer almaktadır. Tarih meraklıları için antik kentler ve şövalye kaleleri, gastronomi tutkunları için Ege ve Akdeniz mutfağının seçkin örnekleri, deniz severler için ise saklı koylar ve turkuaz sular eşsiz deneyimler sunmaktadır.
Romantik kaçamaklardan aile tatillerine, arkadaş gruplarından özel kutlamalara kadar her türlü seyahat planı için uygun olan bu rota; kültür, tarih, doğa ve lüksü bir araya getiren çok yönlü bir mavi yolculuk deneyimi vadeder.
İster geleneksel bir gulet, ister modern bir yelkenli, ister lüks bir motor yat tercih edin; Marmaris'ten Yunan Adaları'na uzanan bu rota, Ege'nin en güzel noktalarını keşfetmeniz için mükemmel bir seçenektir.
Bu program yalnızca bir öneri niteliğindedir. Deneyimli yat kiralama uzmanlarımız, seyahat süreniz, ilgi alanlarınız ve beklentileriniz doğrultusunda rotanızı tamamen size özel olarak planlayabilir.
1. GÜN | MARMARİS – KADIRGA KOYU – BOZUKKALE
Mavi yolculuğunuz, Türkiye'nin en önemli yatçılık merkezlerinden biri olan Marmaris'te başlıyor.
Yatınıza yerleşip karşılama ikramlarının ardından rotamızı, Marmaris Körfezi'nin en güzel koylarından biri olan Kadırga Koyu'na çeviriyoruz. Kristal berraklığındaki suları ve doğal güzelliğiyle ünlü bu koy, yüzme ve şnorkel için mükemmel bir ortam sunmaktadır. Turkuaz renkli denizin tadını çıkarabilir, su altı dünyasını keşfedebilir veya güvertede güneşlenerek yolculuğunuzun ilk gününün keyfini yaşayabilirsiniz.
Öğleden sonra Hisarönü Körfezi'nin girişine doğru seyrederek, bölgenin en etkileyici tarihi duraklarından biri olan Bozukkale'ye ulaşıyoruz. Antik dönemde Loryma adıyla bilinen bu doğal liman, yüzyıllar boyunca denizciler için güvenli bir sığınak olarak kullanılmıştır.
Varışın ardından, kıyıya çıkarak antik kalenin kalıntılarını keşfedebilir ve bölgenin tarihi atmosferini yakından hissedebilirsiniz. Kayalık tepelerin üzerinde yükselen surlar, Ege'nin en etkileyici manzaralarından birine ev sahipliği yapmaktadır. Gün batımında kale çevresinden izlenen panoramik görüntü, yolculuğunuzun unutulmaz anlarından biri olacaktır.
Akşam saatlerinde, tarihi surların gölgesinde demirli yatınızda dinlenebilir veya kıyıdaki samimi restoranlardan birinde yerel lezzetlerin tadını çıkarabilirsiniz. Yıldızlarla kaplı gökyüzü altında geçireceğiniz ilk akşam, mavi yolculuğunuz için mükemmel bir başlangıç olacaktır.
Akşam Yemeği ve Geceleme: Bozukkale
2. GÜN | RODOS
Sabahın erken saatlerinde Bozukkale'den ayrılarak rotamızı On İki Ada'nın en büyük ve en etkileyici adası olan Rodos'a çeviriyoruz.
Kahvaltı öncesinde Rodos Limanı'na ulaşıyor ve tarihi Colonna Limanı'nın büyüleyici atmosferiyle karşılaşıyoruz. Limana giriş sırasında, St. John Şövalyeleri tarafından inşa edilen görkemli orta çağ surları ve tarihi yapılar sizleri karşılayacaktır. Yüzyıllar boyunca Akdeniz'in en önemli liman kentlerinden biri olan Rodos, tarihi dokusu ve canlı atmosferiyle ziyaretçilerini büyülemeye devam etmektedir.
Kahvaltının ardından UNESCO Dünya Mirası Listesi'nde yer alan Rodos Eski Şehri'ni keşfetmek için serbest zamanınız olacaktır. Orta Çağ'dan günümüze ulaşan taş sokaklar, tarihi meydanlar, şövalye sarayları ve geleneksel dükkânlar arasında yapacağınız yürüyüş, sizi adeta zamanda yolculuğa çıkaracaktır.
Şehrin en önemli simgelerinden biri olan Şövalyeler Caddesi, Haçlılar döneminden kalma mimarisiyle Rodos'un en etkileyici noktalarından biridir. Büyük Üstatlar Sarayı, Arkeoloji Müzesi, tarihi surlar ve çan kuleleri de mutlaka görülmesi gereken yerler arasında bulunmaktadır.
Dileyen misafirlerimiz, deneyimli bir yerel rehber eşliğinde Rodos'un tarihini ve kültürel mirasını daha yakından keşfedebilir. Antik dönemden şövalyeler çağına kadar uzanan zengin geçmişiyle Rodos, Ege'nin en önemli kültürel merkezlerinden biridir.
Öğleden sonra liman çevresindeki mağazalarda alışveriş yapabilir, sahil boyunca uzanan kafelerde vakit geçirebilir veya şehrin hareketli atmosferinin tadını çıkarabilirsiniz.
Akşam saatlerinde ise geleneksel bir Yunan tavernasında yerel lezzetleri deneyimleyebilir, canlı müzik eşliğinde adanın misafirperver atmosferini yaşayabilirsiniz. Işıklarla aydınlanan tarihi sokaklar ve liman manzarası eşliğinde geçireceğiniz bu özel akşam, yolculuğunuzun unutulmaz anlarından biri olacaktır.
Akşam Yemeği ve Geceleme: Rodos
3. GÜN | SÖMBEKİ (SYMI)
Kahvaltının ardından Rodos'tan ayrılıyor ve On İki Ada'nın en zarif ve en romantik adalarından biri olan Sömbeki'ye (Symi) doğru yelken açıyoruz.
Adanın doğu kıyıları boyunca ilerlerken, yalnızca denizden ulaşılabilen gizli koylar ve etkileyici kayalık manzaralar sizlere eşlik edecektir. Gün içerisinde, Symi'nin en güzel yüzme noktalarından biri olarak kabul edilen Agios Georgios Dysalonas Koyu'nda demirleme molası veriyoruz. Yüksek kayalıklarla çevrili bu etkileyici koy, turkuaz renkli suları ve doğal güzelliğiyle Ege'nin en özel duraklarından biridir.
Burada yüzebilir, şnorkelle su altı yaşamını keşfedebilir veya yatınızın güvertesinde güneşin ve sessizliğin tadını çıkarabilirsiniz. Koyun etkileyici doğal yapısı, unutulmaz fotoğraflar çekmek için de mükemmel bir ortam sunmaktadır.
Öğleden sonra rotamızı Symi Limanı'na çeviriyoruz. Limana giriş anı, Ege'deki en etkileyici manzaralardan biri olarak kabul edilir. Yamaçlara doğru yükselen pastel renkli neo-klasik konaklar, zarif balkonlar ve renkli cepheler, adanın eşsiz siluetini oluşturmaktadır.
Yatınız limana yanaştığında, Symi'nin büyüleyici atmosferini keşfetmek için serbest zamanınız olacaktır. Liman boyunca sıralanan butik mağazalar, sanat galerileri, geleneksel kafeler ve tavernalar ada yaşamının keyfini çıkarmak için ideal duraklardır.
Akşam saatlerinde, liman manzarasına sahip geleneksel bir Yunan tavernasında taze deniz ürünleri ve yerel lezzetlerin tadını çıkarabilirsiniz. Işıklarla aydınlanan liman ve tarihi binaların oluşturduğu manzara eşliğinde geçireceğiniz bu gece, Ege yolculuğunuzun en unutulmaz anlarından biri olacaktır.
Akşam Yemeği ve Geceleme: Symi Limanı
4. GÜN | DATÇA – KNIDOS
Kahvaltının ardından Symi'den ayrılarak kısa bir seyir sonrasında Datça Limanı'na ulaşıyor ve Türkiye'ye giriş işlemlerimizi tamamlıyoruz.
Ege ve Akdeniz'in kesişim noktasında yer alan Datça, doğal güzellikleri, sakin yaşam tarzı ve otantik atmosferiyle Türkiye'nin en özel sahil kasabalarından biridir. Limana varışın ardından dileyen misafirlerimiz, bölgenin ünlü zeytinliklerini ve organik üretim çiftliklerini keşfetmek üzere kara turuna katılabilir.
Datça'nın en karakteristik noktalarından biri olan Eski Datça, taş evleri, begonvillerle süslenmiş sokakları ve sanat galerileriyle ziyaretçilerine zamansız bir Ege kasabası atmosferi sunmaktadır. Dar Arnavut kaldırımlı sokaklarda yürüyüş yapabilir, yerel el sanatları atölyelerini ziyaret edebilir ve bölgenin kültürel dokusunu yakından hissedebilirsiniz.
Gezi sırasında, gölgelik kafelerde kısa bir mola vererek taze hazırlanmış yerel içeceklerin tadını çıkarabilir ve Datça'nın huzurlu yaşam ritmini deneyimleyebilirsiniz.
Öğleden sonra rotamızı Datça Yarımadası'nın en batı ucunda yer alan antik Knidos'a çeviriyoruz. Bir zamanlar Ege ve Akdeniz arasındaki ticaret yollarının en önemli merkezlerinden biri olan Knidos, tarih boyunca bilim, sanat ve denizcilik alanlarında büyük önem taşımıştır.
Varışın ardından, antik tiyatroları, tapınakları, liman yapıları ve akropolüyle ünlü bu tarihi kenti keşfetmek için serbest zamanınız olacaktır. Afrodit Tapınağı'nın kalıntıları ve antik liman çevresindeki etkileyici manzaralar, Knidos'u Türkiye'nin en özel arkeolojik alanlarından biri haline getirmektedir.
Gün batımında, Datça Yarımadası'nın eşsiz doğası eşliğinde yakındaki korunaklı koylardan birine geçiyoruz. Palamutbükü ve çevresindeki sakin koylar, son yüzme molaları ve dinlenmek için mükemmel bir ortam sunmaktadır.
Akşam yemeğinizi ister sahildeki seçkin restoranlardan birinde, ister yatınızın konforunda yıldızlar altında alabilirsiniz.
Akşam Yemeği ve Geceleme: Palamutbükü / Yakın Koylar
5. GÜN | BOZBURUN – BOZUKKALE – SERÇE LİMANI
Kahvaltının ardından rotamızı yeniden Türkiye'nin en özel kıyılarından biri olan Bozburun'a çeviriyoruz.
Bir zamanlar Ege'nin en önemli sünger avcılığı merkezlerinden biri olan Bozburun, günümüzde geleneksel ahşap tekne yapımcılığıyla tanınmaktadır. Korunaklı limanı, sakin atmosferi ve misafirperver yerel halkıyla bölge, mavi yolculukların vazgeçilmez duraklarından biridir.
Varışın ardından liman çevresinde yürüyüş yapabilir, yerel el sanatları dükkânlarını ziyaret edebilir veya sahil boyunca uzanan küçük kafelerde bölgenin huzurlu atmosferinin tadını çıkarabilirsiniz. Bozburun'un doğal güzelliği ve otantik yapısı, modern hayatın temposundan uzaklaşmak isteyenler için eşsiz bir ortam sunmaktadır.
Öğleden sonra Hisarönü Körfezi'nin girişinde yer alan Bozukkale'ye doğru seyrediyoruz. Antik çağda Loryma olarak bilinen bu tarihi yerleşim, doğal limanı ve etkileyici surlarıyla dikkat çekmektedir. Daha önce ziyaret etme fırsatı bulamayan misafirlerimiz, kıyıya çıkarak antik kalenin kalıntılarını keşfedebilir ve bölgenin büyüleyici tarihine tanıklık edebilir.
Bozukkale'nin ardından rotamızı, Türk kıyılarının en önemli arkeolojik noktalarından biri olan Serçe Limanı'na çeviriyoruz. Doğal güzelliği kadar tarihi önemiyle de ünlü olan bu korunaklı koy, dünyanın en önemli su altı arkeoloji keşiflerinden birine ev sahipliği yapmıştır.
Akşam saatlerinde sakin koyun huzurlu ortamında demirleyerek günün yorgunluğunu atabilir, gün batımının büyüleyici renkleri eşliğinde akşam yemeğinizin tadını çıkarabilirsiniz.
Akşam Yemeği ve Geceleme: Serçe Limanı
6. GÜN | EKİNCİK KOYU
Kahvaltının ardından rotamızı, Türkiye'nin en sakin ve doğal koylarından biri olan Ekincik Koyu'na çeviriyoruz.
Yoğun çam ormanlarının denizle buluştuğu bu eşsiz koy, mavi yolculuk boyunca huzur ve doğayla baş başa kalabileceğiniz en özel duraklardan biridir. Korunaklı yapısı, berrak suları ve bakir doğası sayesinde Ekincik, Ege ve Akdeniz kıyılarının en sevilen demirleme noktalarından biri olarak kabul edilmektedir.
Gün boyunca turkuaz renkli sularda yüzebilir, şnorkelle keşfe çıkabilir veya yatınızın konforunda dinlenerek doğanın sunduğu sessizliğin tadını çıkarabilirsiniz. Çevrede yükselen yemyeşil tepeler ve çam ağaçlarının yaydığı doğal aromalar, bölgenin huzurlu atmosferini tamamlamaktadır.
Ekincik Koyu aynı zamanda Dalyan ve Kaunos bölgesine açılan kapı olarak bilinmektedir. Doğal güzellikleri ve koruma altındaki ekosistemi sayesinde bölge, doğa severler için eşsiz bir deneyim sunmaktadır.
Gün batımına doğru, koya hâkim konumuyla ünlü My Marina Restaurant'a çıkabilirsiniz. Muhteşem Akdeniz manzarası eşliğinde servis edilen seçkin lezzetler ve gün batımının büyüleyici renkleri, unutulmaz bir akşam yaşamanızı sağlayacaktır.
Akşam Yemeği ve Geceleme: Ekincik Koyu
7. GÜN | DALYAN VE ANTİK KAUNOS
Kahvaltının ardından, bölgenin en etkileyici doğal ve tarihi keşiflerinden biri için küçük nehir tekneleriyle Dalyan'a doğru yola çıkıyoruz.
Koruma altındaki Dalyan Deltası'nın sazlıklarla çevrili kanalları arasında ilerlerken, bölgenin zengin ekosistemini yakından gözlemleme fırsatı bulacaksınız. Yol boyunca caretta caretta deniz kaplumbağaları, balıkçıllar, yalıçapkınları ve çok sayıda farklı kuş türü görülebilmektedir. Sessiz ve doğal atmosferiyle bu yolculuk, mavi yolculuğunuzun en özel deneyimlerinden biri olacaktır.
Nehir boyunca ilerledikten sonra, antik Karya uygarlığının en önemli şehirlerinden biri olan Kaunos'a ulaşıyoruz. Deneyimli bir yerel rehber eşliğinde gerçekleştirilecek gezide, bölgenin binlerce yıllık tarihine tanıklık edeceksiniz.
Antik tiyatro, Roma hamamları, agora, Bizans kilisesi ve etkileyici kaya mezarları Kaunos'un öne çıkan yapıları arasında yer almaktadır. Özellikle Dalyan Nehri'ne hâkim yamaçlara oyulmuş Likya kaya mezarları, bölgenin en ikonik manzaralarından biridir.
Gezi sonrasında Dalyan'ın canlı merkezinde kısa bir mola verebilir, yerel dükkânları gezebilir veya nehir kıyısındaki kafelerde vakit geçirebilirsiniz.
Öğleden sonra yatınıza dönerek mavi yolculuğunuzun son günlerinin keyfini çıkarırken, Türkiye'nin en etkileyici doğal ve tarihi bölgelerinden birini keşfetmiş olacaksınız.
Geceleme: Ekincik Koyu
Ardından, Dalyan kasabasına kısa bir nehir yolculuğu için tekrar tekneye biniyoruz. Yolculuk sırasında, M.Ö. 400 yılına tarihlenen ve Likya krallarının ebedi istirahatgahı olan görkemli kaya mezarlarının altından geçeceksiniz; bu mezarlar nehir kenarındaki öğle yemeğiniz için harika bir fon oluşturur.
Ekincik'te yatınıza dönüyor ve Kumlu Bük'e doğru yelken açıyoruz. Geceyi Kumlu Bük'te, Kumlu Bük Yat Kulübü'nde veya teknenizde akşam yemeği ile noktalıyoruz.
8. GÜN
Sabah Marmaris'e dönüş ve vedalaşma.
SEYAHAT İLHAMINIZ İÇİN DAHA FAZLA BİLGİ
DEMRE & PATARA
Dünyanın en tanınmış azizlerinden biri olan Noel Baba'nın (Aziz Nikolaos) Türkiye'de doğup yaşadığını biliyor muydunuz?
BÜYÜLEYİCİ ŞİRİNCE'Yİ ZİYARET EDİN
Şirince'ye vardığınızda, Maden Dağı'nın eteklerinde inşa edilmiş dar Arnavut kaldırımlı sokaklar ve iki katlı Rum tarzı evler sizi karşılayacak. Bereketli toprakları sayesinde çok çeşitli meyve ağaçları ve üzüm bağlarıyla çevrili bu köy büyüleyici bir atmosfere sahiptir.
Dilediğiniz yerde size özel bir yat tatili planlayalım!
Yat kiralama brokerlarımızla iletişime geçin ve nerede yelken açmak istediğinizi belirtin.