1. Gün: Rhodes
Uluslararası havalimanı, modern limanları, seçkin mağazaları, gurme restoranları ve canlı gece hayatıyla Rhodes, mavi yolculuğunuza başlamak veya noktalamak için her zaman mükemmel bir başlangıç noktası olmuştur. Yat limanı, St. John Şövalyeleri tarafından inşa edilen tarihi surlara sadece birkaç adım mesafededir. Bu devasa surların ardında uzanan 'Eski Şehir', daracık Arnavut kaldırımlı sokaklardan oluşan bir labirent gibidir ve mutlaka keşfedilmelidir.
Eski Şehir'i ziyaret edin ve Rhodes'ta huzurlu bir öğleden sonranın keyfini çıkarın.
2. Gün: Rhodes'tan Symi Koyu'na, ardından Symi Limanı
Symi'yi keşfetmek, çölde egzotik bir çiçek bulmak gibidir. Pastel mavi, kehribar, krem ve gül rengi evler, adeta bir çocuğun oyuncak bloklarıyla inşa ettiği bir kasaba gibi koyun dik yamaçlarına üst üste dizilmiştir. Doğal bir liman yapısına sahip olan Symi, geçmişte gemi yapımı ve sünger avcılığı ile ünlüydü. Günümüzde liman, seçkin restoranlar ve tavernalarla çevrilidir. Tepenin üzerinden geçip eski yel değirmenlerini aşarak Pethi Koyu'nun derin sularına yürüyebilir veya ada içlerini keşfetmek için bir motosiklet ya da taksi kiralayabilirsiniz.
3. Gün: Symi'den Nisyros'a
Sabah geç saatlerde Nisyros'a doğru yola çıkıyor, öğle yemeği için Pali Limanı'na varıyoruz. İdyalik bir çevrede yüzüp dinlendikten sonra, Symi'ye kıyasla çok daha bakir ve özgün bir Yunan adası olan Nisyros'u keşfetmek için botla kıyıya çıkıyoruz. Ziyaretçiler için buradaki en büyük cazibe merkez şüphesiz volkandır. Bir araç kiralayarak kraterin kenarına kadar gidebilir, ardından tabanına inerek "ay yüzeyini" andıran o atmosferde kükürtlü sislerin arasında yürüyebilirsiniz. Loutra Kaplıcaları da birçok ziyaretçi çeker; ancak çoğu kişi şifalı sulara girmekten ziyade, binaların görkemli mimarisini görmeye gelir. Günün ilerleyen saatlerinde adanın ana limanı olan Mandraki'ye geçerek otantik bir Yunan gecesinin tadını çıkarın!
4. Gün: Nisyros'tan Kos'a
Kahvaltı ve kısa bir yüzme molasının ardından Yunan adası Kos'a yelken açıyoruz. Bugün adanın batı kısmını keşfedeceksiniz; Kalymnos rotasından dönüşte, Kos'u ve adanın doğu kısımlarını derinlemesine incelemek için bolca zamanınız olacak.
Kos, Oniki Adalar'ın ikinci büyük adasıdır. M.Ö. 460 yılında burada doğan ve tıp biliminin felsefesini öğrencilerine aktaran modern tıbbın babası Hipokrat ile özdeşleşmiştir.
6. günde ziyaret edeceğiniz merkez kasabanın yanı sıra, bugün görebileceğiniz pek çok şirin köy bulunmaktadır. Bunlardan biri de Kos'un ilk başkenti olan Kefalos'tur. Bir tepenin yamacına kurulu olan Kefalos'ta; geçmişin kırsal yaşamını sergileyen Halk Müzesi, Agios Stefanos Hristiyan Bazilikası kalıntıları ve tabii ki köyün karşısındaki pitoresk adacık manzarası mutlaka görülmelidir.
Daha otantik bir deneyim için dağlarda bulunan güzel bir yerleşim olan Zia'yı ziyaret edebilirsiniz. Taksiyle ulaşım yaklaşık 45 dakika sürer. Kütle turizminin henüz çok gelişmediği bu bölgede, adanın muhteşem manzarası ve otantik atmosferi sizi bekliyor.
5. Gün: Kos'tan Kalymnos'a
Kalymnos, kayalık ve engebeli yapısıyla dikkat çeken bir adadır. Fiyort benzeri "Vathy" ve "Emborios" gibi muhteşem demirleme yerleriyle ünlüdür.
Güneydeki Vlichadia limanı, denizden çıkan hazinelerin sergilendiği ve hem çocukları hem de yetişkinleri büyüleyen "Valsamidis Deniz Dünyası Müzesi"ni ziyaret etme şansı sunar.
Bir zamanlar sünger avcılığının merkezi olan Kalymnos, o dönemden kalma görkemli evlerle hala o günlerin izlerini taşımaktadır. Kalymnos'un ana limanı Pothia'dayken, özel bir müze olan "Neoklasiko Müzesi"ni ziyaret etmeyi unutmayın. Büyüleyici ve son derece estetik bir şekilde sunulan bu müzede, Kalymnos halkının tarihine ve folklorik geleneklerine yarım saatlik bir yolculuğa çıkacaksınız.
Geceyi Kalymnos'ta geçirin ve akşam yemeği için Vathy köyündeki "Aigaio Pelagos" tavernasında yerel deniz ürünlerini denemenizi öneririz.
6. Gün: Kalymnos'tan Kos'a
Tekrar Kos'a dönüyoruz. Bu kez Hipokrat'ın şifa merkezi olan Asclepeion'u ziyaret etmek için eşsiz bir fırsatınız var. Adadaki en önemli arkeolojik alan olan bu merkez, Batı dünyasının ilk gerçek hastanelerinden ve tıp okullarından birini yakından görmek için mutlaka ziyaret edilmelidir. Adadaki diğer önemli cazibe merkezleri arasında büyük Şövalyeler Kalesi, Kos Arkeoloji Müzesi, Hipokrat Kültür Merkezi ve limana sadece 10 dakikalık yürüme mesafesindeki Roma Odeon'u yer almaktadır.
Bu akşam için pek çok seçenek mevcut; sahil şeridindeki geleneksel tavernalardan birini deneyin ve akşamınızı Kos'un çarşısında bir yürüyüşle noktalayın. Geceleme Kos Limanı'nda.
7. Gün: Kos'tan Tilos'a
Oniki Adalar içinde turist kalabalığından kaçabilen az sayıdaki adalardan biri olan Tilos'a sabah yelken açmanın keyfini çıkarın. İşte bu yüzden Tilos hala otantik kalmayı başarmış ve modern dünyanın gürültüsünden uzaklaşmış hissi veren nadir yerlerdendir.
Livadia limanına demir atın. Karada görülecek ve yapılacak çok şey var; bunlardan biri de, adaya geri dönen gurbetçi Yunanlılar sayesinde yeniden canlanan, huzurlu ve güzel bir köy olan Megaro Horio'ya otobüsle yapılacak bir gezidir. Genel olarak sakin bir yer olsa da, liman bölgesi oldukça hareketli ve canlıdır; bu yüzden sahil kenarındaki kafelerde serinletici içeceklerin tadını çıkararak veya hediyelik eşya dükkanlarını gezerek birkaç saat geçirmek oldukça keyiflidir.
Akşam yemeğinde gerçek bir Yunan balık restoranını tercih edebilir ya da teknenize dönüp özel şefinizin hazırladığı gurme bir akşam yemeğinin keyfini sürebilirsiniz.
8. Gün: Kahvaltı sonrası Rhodes'ta ayrılış