1. Gün: Bodrum
Bodrum, Türkiye'nin en sevilen kıyı kasabalarından biridir. Rengarenk begonvillerle süslü beyaz evler, limana inen alçak tepelerin yamaçlarına zarifçe dizilmiştir. Görkemli bir Haçlı Kalesi, marinaya tepeden bakan kayalık bir burun üzerinde gururla yükselir. Burası, tarih meraklıları kadar canlı gece hayatını deneyimlemek isteyen turistlerin de buluşma noktasıdır. Tarihin babası Heredot, antik adıyla "Halikarnassos" olan bu topraklarda dünyaya gelmiştir. Dünyanın yedi harikasından biri olan Halikarnassos Mozolesi'nin kalıntılarını, Myndos Kapısı'nı, antik tiyatroyu ve St. Jean Şövalyeleri Kalesi'ni ziyaret etmek unutulmaz bir deneyimdir. Dünyanın en büyük sualtı arkeoloji müzelerinden birine ev sahipliği yapan kaleyi, günün serin saatlerinde keşfetmek oldukça keyiflidir.
Yatınıza yerleşip, antik çağda "Arkonessus" olarak bilinen Kara Ada'ya doğru yelken açın. Suyu kristal netliğindeki bu adada yüzüp şnorkelle daldıktan sonra, adadaki kilise ve kaleye kısa bir yürüyüş yapabilirsiniz. Doğal mineralli sularda rahatlamak isterseniz, 32 derece sıcaklıktaki şifalı kükürt mağaraları adada kısa bir yürüyüş mesafesindedir.
2. Gün: Kos (İstanköy)
Kahvaltı ve sabah yüzüşünün ardından rotanızı Yunan adası Kos'a çevirin.
On İki Ada'nın en büyük ikinci adası olan Kos, Bodrum limanına sadece kısa bir mesafededir. Ada, M.Ö. 460 yılında burada doğan ve tıp biliminin temellerini atan Hipokrat ile özdeşleşmiştir. Hipokrat'ın öğrencileri tarafından inşa edilen ve şifa merkezi olarak bilinen Asklepion, adadaki en önemli arkeolojik alandır; Batı dünyasının ilk hastanelerinden birini yakından görmek için mutlaka ziyaret etmelisiniz. Adadaki diğer önemli duraklar arasında büyük Şövalyeler Kalesi, Kos Arkeoloji Müzesi, Hipokrat Kültür Merkezi ve limana 10 dakikalık yürüme mesafesindeki Roma Odeon'u yer alır.
Bu akşam için sahil şeridindeki geleneksel Yunan tavernalarından birini seçebilir, ardından Kos çarşısında keyifli bir yürüyüşle günü noktalayabilirsiniz. Geceleme Kos Limanı'nda.
3. Gün: Sömbeki (Symi)
Keyifli bir sabah yolculuğu ile Yunanistan'ın Sömbeki (Symi) adasına ulaşıyoruz. İlk durağımız, sahilindeki ünlü manastırı ile bilinen Panormitis Koyu.
18. yüzyıl Venedik mimarisiyle inşa edilen ve dünyanın en yüksek barok çan kulelerinden birine sahip olduğu söylenen Taxiarchis Mihail Panormitis Manastırı'nı ziyaret edebilirsiniz. Köydeki fırından yöresel kurabiyeler ve elmalı paylar almayı unutmayın. Günün ilerleyen saatlerinde adanın doğu kıyısı boyunca ilerleyerek "Yialos" olarak bilinen Symi'nin ana limanına giriş yapıyoruz.
Restore edilmiş neoklasik evleri, renkli butikleri ve geleneksel tavernalarıyla Yunanistan'ın en güzel limanlarından biri olan bu kasabayı keşfetmenin tadını çıkarın. Geceleme ve akşam yemeği Symi Limanı'nda.
4. Gün: Rodos
St. Jean Şövalyeleri'nin orta çağdan kalma devasa kalesi, demirleyeceğiniz Colonna Limanı'ndan itibaren sizi etkilemeye başlayacak.
Rodos'un "Eski Şehir" bölgesinde yapacağınız bir yürüyüşle; butikler, restoranlar ve kafelerle dolu cıvıl cıvıl sokakların keyfini çıkarın. Rodos'ta alışveriş yapmak oldukça eğlencelidir, adanın derin tarihi ise sizi büyüleyecektir.
Yatınızdaki öğle yemeğinin ardından, yerel Arkeoloji Müzesi'ne ve Büyük Üstatlar Sarayı'na rehberli bir tur gerçekleştirebilirsiniz. Bu gece, tipik bir Yunan tavernasında akşam yemeği yiyebilir ve ardından adanın hareketli gece hayatına karışabilirsiniz.
Geceleme Rodos Limanı'nda.
5. Gün: Marmaris ve Ekincik Koyu
Gümrük işlemleri için güzel Marmaris kasabasına kısa bir uğrak yapıyoruz. İşlemlerin ardından, çam ormanlarıyla çevrili tepeleriyle sahilin en pitoresk demirleme noktalarından biri olan Ekincik'e doğru yelken açıyoruz.
Koyun doğu tarafındaki çam ağaçlarının gölgesinde demir atın, yüzerek serinleyin ve gün batımı kokteyllerinin tadını çıkarın. Bu akşam, orman içine gizlenmiş, Ekincik Koyu'na tepeden bakan ve eşsiz manzarasıyla ünlü "My Marina" restoranında akşam yemeği yiyebilirsiniz.
6. Gün: Ekincik ve Dalyan Nehri / Antik Kaunos Turu
Ekincik Koyu'nda güne harika bir kahvaltı ve Akdeniz'in serin sularında bir yüzme molasıyla başlayın. Ardından Dalyan ve antik Kaunos turu için yola çıkıyoruz.
Küçük bir nehir teknesine geçerek, sarp ve girintili kıyı şeridini takip edip Dalyan nehrinin ağzından içeriye, deltaya giriş yapıyoruz. İztuzu plajının kumsallarını geçerek sazlıklarla kaplı kanallardan antik Kaunos kalıntılarına ulaşıyoruz. İztuzu, nadir bulunan Caretta Caretta deniz kaplumbağalarının son üreme alanlarından biri olduğu için "Kaplumbağa Plajı" olarak da bilinir. Kaunos kalıntıları, akropolün bulunduğu tepenin yamacına kurulmuştur; tepeye tırmanış, sizi çevreleyen muhteşem manzarayla ödüllendirir. Tiyatro, erken dönem Bizans kilisesi, Roma hamamları ve limana yakın Agora ile tapınakları görebilirsiniz. Dalyan kasabasına giderken, nehre bakan sarp kayalıkların üzerine oyulmuş, M.Ö. 400-600 yıllarına tarihlenen Likya kaya mezarlarını göreceksiniz; bu yapılar türünün en seçkin örnekleridir. Nehir kenarında taze balık ve deniz ürünlerinden oluşan bir öğle yemeğinin ardından Dalyan kasabasında küçük bir gezintiye çıkabilirsiniz. Dönüş yolunda, İztuzu plajında Akdeniz'in ılık sularında yüzmek için kısa bir mola verebilirsiniz.
7. Gün: Fethiye Körfezi ve Göcek
Fethiye Körfezi'ndeki büyüleyici koyları keşfederek Göcek'e doğru ilerliyoruz. Kızılkuyruk Koyu'nda öğle yemeği için demir atın, Domuz Adası açıklarında yüzmenin ve kanoya binmenin keyfini çıkarın.
Tersane Koyu'ndaki kaya mezarlarını görmek için karaya kısa bir yürüyüş yapabilir ya da sadece gölgeli güvertede kitabınızla dinlenebilirsiniz.
Gün batımına doğru yatınız Göcek'in şehir rıhtımına yanaşacaktır. Göcek, şık dükkanları ve seçkin restoranlarıyla keyifli bir kasabadır. Akşam yemeğini karada veya teknede son bir veda yemeği olarak alabilir, Göcek'in gece atmosferini keşfedebilirsiniz.
8. Gün: Göcek'e Veda
Kahvaltının ardından Göcek'te teknemizden ayrılıyoruz.