Göcek, Türk kıyılarının en popüler seyir rotalarından biri olan "Skopea Limanı"nın girişinde yer alır. Yıllar içinde küçük bir balıkçı ve bahçıvanlık köyünden, her köşesi ayrı bir cazibeye sahip, seçkin dükkanlar, restoranlar ve kafelerle dolu modern bir liman kasabasına dönüşmüştür.
Dalaman Uluslararası Havalimanı'na yakınlığı sayesinde ulaşımı oldukça kolay olan Göcek, Türkiye'nin güneybatı kıyılarını keşfe çıkan yat tutkunları için ideal bir başlangıç ve bitiş noktasıdır. Bölgedeki lüks marinalar, dünya jet sosyetesine hitap ederken, kasaba sunduğu kaliteli konaklama seçenekleriyle de öne çıkar.
Yerel halkın "Skopea Limanı" olarak adlandırdığı Göcek koyları, dünyanın en büyüleyici seyir alanlarından biridir. Dik yamaçlardan turkuaz sulara inen yemyeşil tepeler, çakıllı kıyılar ve gizli koylarda doğa ile iç içe bir huzur hüküm sürer. Öğle güneşinin ısıttığı kızılçam ormanlarının mis kokusu, ağustos böceklerinin o meşhur yaz şarkısına karışır. On iki adayla çevrili Skopea Limanı, aynı zamanda derin bir tarihe ev sahipliği yapar.
Göcek, yüzyıllardır ziyaretçilerini büyüleyen koylar ve adalar topluluğuna açılan bir kapı gibidir. Küçük bir sahil kasabası dokusunu her zaman korumayı başaran Göcek, modern olanaklarıyla birleşen geleneksel atmosferi sayesinde her yaz sezonunun vazgeçilmez duraklarından biri olmaya devam etmektedir.
Manastır Koyu ve Hamam Koyu
Yerel halk arasında "Hamam Koyu" olarak bilinen bölgedeki sular altında kalmış kalıntıların, efsaneye göre Kleopatra'ya ait bir hamam olduğu söylenir; ancak bunlar büyük olasılıkla Bizans dönemine ait bir manastırın parçalarıdır. Sebep ne olursa olsun, buranın atmosferi tek kelimeyle büyüleyicidir. Günün sonunda kalabalıklar çekildiğinde, şnorkelinizi takıp bu tarihi kalıntıları suyun altında keşfetmek eşsiz bir deneyimdir.
Hemen yanı başındaki Manastır Koyu, kıyı boyunca uzanan patikasıyla sizi karaya çıkmaya ve antik Lydae kentinin savunma duvarlarını yakından incelemeye davet eder. Bu duvarlar, yürüyüş mesafesindeki antik Lydae kalıntılarının sadece küçük bir parçasıdır.
Antik Lydae
Kapıdağı Yarımadası'nın gözlerden uzak, ulaşımı sadece deniz yoluyla sağlanan bir bölgesinde yer alan antik Lydae, nadiren ziyaret edilen saklı bir hazinedir. İmparatorluk sonu ve erken Bizans dönemine ait bu büyüleyici antik kenti görmek isterseniz, Ağa Limanı veya Hamam Koyu'ndan orman yollarını takip ederek yapacağınız 30-45 dakikalık bir tırmanışla buraya ulaşabilirsiniz. Tepenin zirvesine vardığınızda, topoğrafyanın geniş bir düzlüğe dönüştüğü noktada sizi karşılayan antik Lydae; anıt mezarlar, tapınak duvarları, Korint tarzı sütunlar ve sarnıçlarıyla tarih meraklılarını mest eder.
Tomb Koyu (Manastır) ve Antik Krya
Tomb Koyu, geceyi demirleyerek geçirmek için harika bir tercihtir. Sıcak suları yüzme ve su sporları için mükemmelken, kıyıdaki tarihi doku da büyük ilgi çeker. Yatınızın güvertesinden, sarp kayalıklara oyulmuş Likya tipi kaya mezarlarını görebilirsiniz. Uygun bir yürüyüş ayakkabısıyla karaya çıkıp bu mezarları yakından incelemek mümkündür, ancak unutmayın; dik bir tırmanış sizi bekliyor!
Fethiye Körfezi'nin batısında, Tomb Koyu'nun hemen üzerinde yer alan antik Krya, bir zamanlar Rodos Peraia'sının müstahkem şehirlerinden biriydi. Krya'nın kökeninin Karia veya Likya olduğu tartışılsa da, koydaki kaya mezarları Likya izlerini taşır. Tepedeki akropolise yapacağınız keyifli bir yürüyüşün ardından, panoramik manzaralar tüm yorgunluğunuza değecektir.
Tersane Adası
Tomb Koyu'nun tam karşısında yer alan Tersane Adası, doğal limanı sayesinde yatların en sevdiği uğrak noktalarından biridir. Su kenarındaki kalıntılar, antik dönemde "Telandria" olarak bilinen yerleşime kadar uzanır. Karaya çıktığınızda, bir gözetleme kulesinin ve anıt mezarın kalıntılarını keşfedebilirsiniz. Adadaki diğer harap yapılar ise 1922-23 Mübadele döneminde terk edilen bir Rum gemi yapım yerleşimine aittir.
Charter broker ekibimiz 7/24 hizmetinizdedir. Herhangi bir sorunuz için lütfen bizimle bağlantıya geçin; Contact Yachts uzmanı sizinle en kısa sürede iletişime geçecektir.