Cavtat Yat Tatili

Cavtat Yat Tatili

contact-yachts-210310-023309-001

Adriyatik Denizi kıyısında yer alan bir "oyuncak kasaba" hayal edin. Kıyıları, binlerce kozalakla süslü servi ve çam ağaçlarıyla çevrili. Deniz suyu, sanki bir sanatçı elinden çıkmışçasına zümrüt ve turkuaz renklerinin en canlı tonlarını sergiliyor. Burada turist kalabalığı, karmaşa, trafik gürültüsü ya da uzun kuyruklar yok; sadece dinginlik, Akdeniz cazibesi ve güneşin tadını çıkarabileceğiniz sayısız gün var. Bu hayallerin kasabası oldukça küçük, ancak kendi içinde son derece bütünlüklü. İlk bakışta aşık olacağınız her şey burada mevcut: büyüleyici mimari, plajlar, tablo gibi bir doğa, villalar, kiliseler, butikler ve daracık, huzur dolu sokaklar.

Zihninizde canlandırdığınız bu yer bir hayal ürünü değil; burası, Hırvatistan'ın güney Dalmaçya bölgesinde, Dubrovnik'in yaklaşık 18 kilometre uzağında bulunan gerçek bir cennet: Cavtat. Dubrovnik'in binlerce turistle dolup taşan hareketli sokaklarının aksine Cavtat, yaşamın huzurlu bir ritimle aktığı bir sığınak. Varlıklı Hırvatların ve sanatçıların neden bu yeri bu kadar sevdiğine şaşırmamak gerek.

contact-yachts-210310-023310-001

Cavtat, Karadağ ile Hırvatistan arasındaki lüks yat yolculuğunuzda mükemmel bir durak noktası olabilir. Dubrovnik'e bir an önce varmak ya da Kotor Körfezi'nin gerçeküstü güzelliğine yelken açmak için acele etmiyorsanız, Cavtat'ta mola verme kararınızdan asla pişman olmayacaksınız.

Kasabanın kalabalık olmayışı, sunduğu olanakların azlığından değil, sadece Cavtat'ın herkese hitap etmemesinden kaynaklanıyor. Burası, anın tadını çıkarmayı bilen, sakin yaşamı seven ve mutlu olmak için büyük kalabalıklara ihtiyaç duymayan gezginlerin ruhuna hitap ediyor. Sonsuz bir hareketliliğin olduğu şehirlerden ziyade, huzuru sezgisel olarak tercih edenler için ideal bir liman.

contact-yachts-210310-023311-001

Cavtat'ın tarihi, M.Ö. 4. yüzyılda Yunanlılar tarafından kurulan Epidaurus adlı şehre kadar uzanıyor. Stratejik konumu sayesinde ticaret yollarının kesişim noktasında bulunan Epidaurus, döneminin en gözde yerleşimlerinden biriydi. Zamanla Roma yönetimine geçen şehir, ardından Slav ve Avar istilalarına uğradı. 7. yüzyılın başında yaşanan bu ağır saldırıdan kaçan yerel halk, bugün Dubrovnik olarak bildiğimiz şehri kurdu. Tarihçiler, Epidaurus halkı olmasaydı "Adriyatik'in İncisi"nin bugün var olmayabileceğini vurgular. Yüzyıllar boyunca farklı yönetimler altında değişen kasaba, 15. yüzyılda "Cavtat" adını aldı ve Dubrovnik Cumhuriyeti'nin bir parçası haline geldi.

Neyse ki o huzursuz günler geride kaldı. Bugün Cavtat sessiz ve huzurlu. Yarımadayı çevreleyen çam ağaçlı yollar, deniz kenarındaki banyo platformları ve enerji depolayabileceğiniz küçük kafelerle dolu. Aynı zamanda, bu yaşayan Arkadia'nın dinginliğini doyasıya yaşayabileceğiniz özel üzüm bağları, villalar ve banklar sizi bekliyor.

contact-yachts-210310-023312-001

Cavtat'ın konumu tek kelimeyle büyüleyici; kasaba, heybetli yemyeşil tepelerin eteklerine yaslanmış durumda. Eski şehrin bulunduğu koya yaklaştığınızda, sol tarafta bohem bir hava taşıyan kayalık bir plaj alanı ve arkasında Akdeniz bitki örtüsüyle çevrili çarpıcı bir özel villa göreceksiniz. İlerlediğinizde, Rönesans mimarisinin hakim olduğu, renkli bir sahil şeridi etrafında şekillenen o güzel kasaba tüm ihtişamıyla önünüze seriliyor. Rıhtım, mega yatlar, her boyutta yelkenliler ve teraslarında dünyanın akışını izleyen ziyaretçilerle dolu restoranlarla çevrili.

Cavtat'ın mimari mirası; Gotik ve Barok unsurlarla harmanlanmış Rönesans tarzı binaları içeriyor. Burada mutlaka Aziz Nikolaos Kilisesi'ni, Kar Kraliçesi Manastırı'nı ve 19. yüzyılın ünlü entelektüeli Baltazar Bogišić'in 20 binden fazla kitaptan oluşan eşsiz kütüphanesine ev sahipliği yapan Rektör Sarayı'nı ziyaret etmelisiniz.

contact-yachts-210310-023313-001

Kasabanın en popüler yapılarından biri, yarımadanın tepesinde yer alan Račić Ailesi Mozolesi'dir. Varlıklı bir gemi sahibi olan Račić ailesine adanan bu yapı, sekizgen beyaz kubbesi ve gargoyle figürleriyle süslü devasa bronz kapılarıyla gerçek bir sanat eseridir. Geçtiğimiz yüzyılın başlarında Aziz Rocco Şapeli'nin yerine, ünlü Hırvat heykeltıraş Ivan Meštrović tarafından inşa edilmiştir.

Kasabanın gurur kaynağı olan bir diğer isim ise eserleri Hırvatistan sınırlarını aşan ressam Vlaho Bukovac'tır. Sanatçının doğduğu ev, bugün ilham verici bir anı müzesine dönüştürülmüş durumda ve mutlaka görülmesi gereken yerler arasında.

contact-yachts-210310-023314-001

Cavtat sadece kültürel bir destinasyon değil, aynı zamanda gurme lezzet tutkunları için bir gastronomi merkezidir. Küçük bir alana yayılmış olmasına rağmen, dünya mutfaklarından lezzetler yerel tatlarla mükemmel bir uyum içinde yaşar. Gün içinde ağır Dalmaçya yemekleri yerine, akşam saatlerinde bir kadeh yerel şarap eşliğinde taze deniz ürünlerinin, peynir tabaklarının tadına bakabilirsiniz. Tatlı olarak bademli ravioli ve yöresel pastaları denemeyi unutmayın; sonuçta tatilin amacı biraz da bu küçük keyiflerdir.

Ayrıca restoranlarda menülerin en az dört dilde (İngilizce, Almanca, İtalyanca, Fransızca ve bazen Hırvatça) sunulduğunu belirtmekte fayda var.

Cavtat'ta bulamayacağınız tek şey ise araç trafiğidir. Eski şehir bölgesinde araç trafiği neredeyse yok denecek kadar azdır; birçok sokak ya trafiğe kapalıdır ya da bisiklet dışında hiçbir aracın sığamayacağı kadar dardır. Bu, sürekli trafik gürültüsünden uzaklaşmak isteyenler için büyük bir avantajdır. Ayrıca şehir, yürüyerek keşfetmek için oldukça keyifli bir dokuya sahiptir.

contact-yachts-210310-023315-001

Kültür, tarih ve mimari buradaki tek çekim noktaları değil. Sevdiklerinize veya kendinize kartpostal göndermek isterseniz, postane tam da limanın sağ tarafında, Aziz Nikolaos Kilisesi'nin yakınında sizi bekliyor.

Alışveriş tutkunları için ise sahil şeridi en ideal noktadır. Yerel el sanatları ve "Hırvatistan yapımı" ürünlerin satıldığı butiklerde, kendinize veya sevdiklerinize hatıra olarak alabileceğiniz pek çok şirin eşya bulabilirsiniz.

Dalış meraklıları için de Cavtat'ın suları sürprizlerle doludur. Adriyatik Denizi'nin derinliklerinde antik Epidaurus'un kalıntılarını ve gemi enkazlarını keşfetmek, geçmişin gizemli dünyasına bir kapı aralamak gibidir.

contact-yachts-210310-023316-001

Eylül ayının başlarında buradaysanız, Cavtat'ta düzenlenen ünlü Epidaurus Festivali'ne denk gelebilirsiniz. Dünya çapında sanatçıları ve müzisyenleri ağırlayan bu etkinlik, eşsiz manzaralar eşliğinde klasik müzik ve caz dinlemek için son derece atmosferik bir deneyim sunar.

Cavtat'ı yılın farklı zamanlarında ziyaret ettik ve her seferinde kasaba bize bambaşka bir yüzünü gösterdi. Geçtiğimiz Haziran ayı ortasında, bünyemizde yer alan lüks motor-yelkenli gulet 'BLUE EYES' ile buraya uğradığımızda, limanda geçirdiğimiz bir saat bile büyüleyiciydi. Güzel yatları izlemek, güneşli havanın tadını çıkarmak ve liman görevlilerinin koordinasyonundaki o huzurlu ritmi seyretmek unutulmazdı.

Yat trafiğine rağmen Cavtat, karmaşadan ve gürültüden uzak bir dünya gibi. Burada duyabileceğiniz tek "gürültü", palmiye ağaçları üzerindeki kuşların doğanın güzelliğine söyledikleri o tatlı şarkılardır. Bu, bedeni ve ruhu pozitif enerjiyle dolduran meditasyonel bir melodi değil midir? Gerçekten de bu, yaşamın kendisine yazılmış bir övgüdür.

contact-yachts-210310-023317-001
contact-yachts-210310-023318-001
contact-yachts-210310-023319-001
contact-yachts-210310-023320-001

Yat Kiralama & Seyahat Bilgi Talebi

Charter broker ekibimiz 7/24 hizmetinizdedir. Herhangi bir sorunuz için lütfen bizimle bağlantıya geçin; Contact Yachts uzmanı sizinle en kısa sürede iletişime geçecektir.