Lüks bir motor yat veya geleneksel bir gulet ile mavi suların tadını çıkarırken, sahil şeridinin ötesine geçip iç kısımlardaki gizli hazineleri keşfetmeye ne dersiniz?
Türkiye'nin batısından güneyine uzanan o eşsiz Turkuaz Kıyıları'nda bir yat kiralayarak seyahat ediyorsanız, bu rotayı seçmenizin nedeni muhtemelen sahilin muhteşem güzelliği, kristal berraklığındaki suların çekiciliği, el değmemiş doğası, otantik kasabaları ve tarihi kalıntılarıdır. Elbette, bu rüya gibi deneyimi lezzetli Osmanlı mutfağı ve Türk misafirperverliğinin en seçkin örnekleriyle taçlandırmak da bir diğer büyük motivasyon kaynağınızdır.
Ancak, lüks bir motor yat veya geleneksel bir gulet ile seyahat ederken sadece kıyıdaki yerleri değil, biraz daha iç kesimleri de keşfedebileceğinizi biliyor muydunuz? Türkiye’nin her köşesinin sizi büyüleyecek doğal harikalarla dolu olduğunu söylemek abartı olmaz.
Yat kiralama dünyasının en popüler destinasyonları olan Fethiye veya Kaş'tan sadece bir saatlik mesafede, Saklıkent adında büyüleyici bir Milli Park bulunuyor. Mürettebatınızın organize edeceği özel bir transfer ile bu benzersiz noktaya ulaşmak oldukça kolay.
Adının hakkını veren "Saklıkent", hakkında on kez okumaktansa bir kez görmenin çok daha değerli olduğu yerlerden biri. Peki, bu doğa harikasına neden zaman ayırmalısınız?
Milli parkı ziyaret etmenin ana nedeni, Akdağ'ın yamaçlarında yer alan o muazzam kanyondur. Ziyaretçiler kanyonun içine girerek yürüyüş yapma fırsatı bulurlar. Yol oldukça uzun ve herkes için kolay sayılmasa da, sunduğu macera hissi adeta bir öfori yaratır. Oldukça dar olan bu yolda, ayaklarınızın altından akan buz gibi Karaçay nehrinin serinliği ve yer yer kayganlaşan zemin, deneyiminize heyecan katar. Yine de birçok gezgin, aileleriyle birlikte bu eşsiz doğayı keşfetmeye gelir.
Kanyona girdiğinizde, sizi nehrin kayalar arasından hızla akışını izleyebileceğiniz, çayınızı yudumlayıp dinlenebileceğiniz güzel bir açık alan bekliyor. Kanyonun derinliklerine doğru ilerlemek isterseniz, küçük bir nehir geçişi yapmanız gerekecek; işte asıl macera burada başlıyor.
Diz boyu soğuk suya girmek istemiyorsanız, dinlenme alanında kalıp manzaranın keyfini çıkarabilirsiniz. Eğer bu heyecan verici geçişi yapmaya karar verirseniz, değerli eşyalarınızı yanınıza almamanızı öneririz; zira eşyalarınızın ıslanması oldukça muhtemel. Telefonunuzu ve kameranızı korumak için su geçirmez bir poşet kullanmak en akıllıca çözüm olacaktır.
Nehrin zorlu kısmını geçtikten sonra kanyonun kalbine ulaşırsınız; bundan sonrası tamamen sizin keşif tutkunuzla sınırlıdır.
Güvenliğinizi ön planda tuttuğunuz sürece, bu "saklı" harikayı keşfetmek hayatınız boyunca unutamayacağınız bir deneyime dönüşecektir.
Saklıkent geçidi, yirmi yılı aşkın bir süre önce milli park ilan edildi. Park sadece kanyonu değil, tüm yıl boyunca yemyeşil bitki örtüsüyle kaplı çevresini de kapsıyor.
Sahil şeridinde yaz sıcağı bunaltıcı bir hal aldığında, kanyonun içindeki hava her zaman taze ve serindir; serinlemek için buraya kısa bir gezi yapmak harika bir fikir olacaktır.
Güvenliğiniz için, suyun etkisiyle cilalanmış taşlarda yürürken deniz ayakkabısı giymeniz önerilir; dilerseniz parktan kiralama yapmanız da mümkün.
Kanyon keşfiniz bittiğinde, nehrin üzerine kurulu platformlarda yer alan otantik restoran veya kafelerin gölgesinde, ferahlatıcı esintinin tadını çıkarın. Gökyüzüne uzanan yamaçlar arasında yaptığınız yürüyüşten sonra acıktıysanız, taze hazırlanmış bir öğle yemeği sizi bekliyor. Yerel çiftliklerden gelen balık veya et ürünlerinin yanı sıra, bölgede yetişen sebzelerle hazırlanan zengin vejetaryen seçeneklerini mutlaka denemelisiniz.
Saklıkent Milli Parkı hakkında daha fazla bilgi edinin ve eğer gerçek bir maceraperestseniz, bu eşsiz yerin yat tatilinizin en unutulmaz noktalarından biri olacağına emin olabilirsiniz.