Bir yat sahibi olmak ya da kiralamak, her zaman özgürlükle eş anlamlıdır; hareket, ulaşım ve yeni keşiflerin özgürlüğü. Belirli bir destinasyonun yerel düzenlemelerini ve kurallarını göz önünde bulundurduğunuz sürece, dilediğiniz rotaya yelken açabilirsiniz. Bir noktadan diğerine gitmek, başlı başına bir serüvendir. Seyir halindeyken, daha önce hiç düşünmediğiniz veya bilmediğiniz birçok beklenmedik ve büyüleyici manzarayla karşılaşabilirsiniz. “Blue Eyes” ile Türkiye'den Karadağ'a uzanan yolculuğum sırasında Arnavutluk kıyılarından geçtik. Benim için ilk deneyimdi ve gördüklerim tek kelimeyle muhteşemdi: denizin maviliğinden yükselen ve gökyüzüne uzanan devasa, görkemli dağ silsileleri. Yerel doğanın ne kadar bakir ve büyüleyici olduğunu hemen fark ediyorsunuz. Bu kıyı şeridinin, halihazırda bazıları için olduğu gibi, gelecekte harika bir yatçılık destinasyonu olacağına şaşırmamak gerek.
Arnavutluk'un 135 deniz mili uzunluğundaki görkemli dağlık kıyı şeridi; birbirinden güzel koylar, kumsallar ve körfezlerle bezeli. Buranın Avrupa'nın en muhteşem ancak en az bilinen, dolayısıyla henüz kalabalıklardan uzak kalmayı başarabilmiş kıyılarından biri olduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz.
Yatçılar için bölgeyi keşfetmek adına sayısız seçenek mevcut. Yunan sularından geliyorsanız, ilk durağınızı Arnavutluk'un en güneyindeki popüler sahil kasabası Saranda'da yapabilirsiniz. Yunanistan'ın Korfu adasının hemen karşısında yer alan Saranda, kristal berraklığındaki sulara sahip körfezi ve keyifli kordon boyuyla ziyaretçilerini ağırlıyor.
Bölgedeki denizcilerin en sevdiği aktiviteler elbette İyon Denizi'nin turkuaz sularında yüzmek, teknede barbekü keyfi yapmak ve yerel, otantik restoranları ziyaret etmektir. Kuzeye doğru ilerlediğinizde, İyon Denizi'nin derin mavi sularının güvenli sığınaklar sunduğu Porto Palermo'da mutlaka bir mola vermelisiniz. Yakınlardaki eski balıkçı rıhtımı, yeşilin her tonuna bürünmüş el değmemiş tepeler, Ali Paşa Kalesi ve macera arayanları cezbeden gizemli denizaltı tüneli keşfedilmeyi bekliyor. Arnavutluk köklü bir geçmişe sahip; hem kıyı şeridi hem de iç kesimleri daha yakından tanınmayı hak ediyor. Karadağ sınırına yaklaştıkça, kuzey Adriyatik yolculuğunda ikmal yapabileceğiniz popüler bir turistik durak olan Schengjin gibi daha birçok sahil kasabasıyla karşılaşırsınız.
Ülke, son dönemde yatçılar da dahil olmak üzere daha fazla ziyaretçi çekmek adına turizm altyapısını hızla geliştiriyor. Çok yakında Arnavutluk, alışılmışın dışında rotalar arayan, tarih ve kültürle harmanlanmış keşfedilmemiş durakların peşindeki gezginlerle dolup taşabilir. Arnavutluk'ta aradığınız her şey var: başkent Tiran'ın gün boyu süren hareketli yaşamı ve gece hayatı, Osmanlı mimarisinin izleri, Orta Çağ Balkan yapıları, kaleler ve elbette yerel halkın o içten, eşsiz misafirperverliği.